Diller

Lisans Tezi Yazım Kuralları

Lisans Tezi Yazım Kuralları

Örnek Lisans Tezi Sunumları

1.Örnek

2.Örnek

Modern Araştırmacı* Kitabından Önemli Alıntılar

  1. Çalışmanın dikkati çekmesi ve sınırlarının tespiti için başlığı belirginleştirmek ve akıma uygun bir başlık seçmek okuyucunun tereddütlerini giderir.
  2. Yazarken bir taraftan bunu da eklemeli miyim diye sorarken bir taraftan da bunu okumak istemezler denilebilmelidir.
  3. Alfabedeki harflerin sırasını bilmek tüm araştırmaların temelidir. Alfabetik sırayı hızlı ve doğru biçimde takip edemediği için araştırmasında çaresiz kalanların sayısı sanıldığından daha fazladır.
  4. Çalışmayı yaparken bir taraftan yeni yayınları da takip etmek gereklidir. Bunları göz ardı etmek yapılan çalışmayı bir anda işe yaramaz hale getirebilir. Herkesin bildiği ama sizin bilmediğiniz bir ayrıntının birileri tarafından ortaya atılması sonuçları anlamsız hale getirebilir.
  5. Bir bilgiyi not ederken veya bir alıntıyı yazarken yazarının adı başlık ve sayfa numarasını not etmeyi bir alışkanlık haline getirmezseniz onların neyle ilgili olduğunu bulmak için saatlerce aramak zorunda kalırsınız.
  6. Alıntılamak istediğiniz bir cümle veya bölümü kendi cümlelerinizle ifade ederek düşünsel bir çaba harcarsanız hem bilginin kalıcılığı artar hem de bilgiyi özetleyerek özümsemiş olursunuz.
  7. Bazen alıntılanan bir cümle ciltler dolusu konu hakkında her şeyi anlatır ve kusursuz görünür. Ancak notlardan daha hızlı anlamsızlaşan hiçbir şey yoktur. Güzelce özetlenmiş ve kısaltılmış bir cümle bir hafta sonra tamamen anlaşılmaz ve anlamsız olabilir.
  8. Pratikte karşılığı olan bir çalışma yapmanın temelini “basitlik ilkesine” bağlı kalmakla ancak sağlayabilirsiniz. Yazdığınız şeylerin anlamlı olmasından ziyade okuyucunun bunu anlamlı bulması, çalışmanın temelini oluşturur. Okuyucuların normal bir dikkat düzeyi ile anlayabilecekleri cümleler ve ifadeler tercih edilmelidir. Ancak bunu yaparken terminolojik ifadeler değiştirilmemelidir.
  9. Ne kadar yetenekli olursa olsun, bir konu hakkında öncesinde bilinçli bir çaba harcamaksızın hiç kimse hemen bir taslak hazırlayamaz. Bu nedenle çalışma önce zihinde şekillendirilmelidir.
  10. Yazmak yeniden yazmak demektir. Yazılan ilk taslak fikrin yeniden yazılması ilk ele alınış biçiminden sözcüklerin kullanılışından tutarlılığından irdeleniş biçiminden duyulan hoşnutsuzluğu yansıtır. Öz eleştirinin çabuk ve etkili olması için hatalarınızı açıklıkla görebilmeye ve aynı oranda düzeltici yollar bulmaya bağlıdır.
  11. Bir kitap güç okunuyorsa konu akış süreci doğru olmamıştır, cümleler dengesizdir (söz dizimindeki hatalar sık sık geri dönmeye neden olabilir) sözcükler anlamını bulamamıştır. Bu tür bir kitabı okumak bataklıkta yürümeye benzer.
  12. Çalışmanın müfettişi okuyuculardır ve okuyucular anlam konusunda yazardan daha fazla duyarlıdırlar. Yazarın konuyu çarpıtmak yada karıştırmak gibi bir niyeti olmadığı halde kelime bulmadaki yeteneksizliği bu sonucu doğurur. Bu problemin çözümü karmaşık değildir ama uygulamak oldukça zordur. Söylemek istediklerini ve bildiklerini tam olarak karşılayan kelimeler bulana dek defalarca irdelemek zorundadır.
  13. Araştırmacı okuyucuya kararsız ürkek görünmekten kaçınmalıdır. Anlatılanların akıcılığını ve canlılığını yitirmeden araştırmanın özüne olabildiğince yakın olmalıdır. Bu nedenle araştırmacı doğruluk, dürüstlük, mantıklılık, düş gücü, düzenlilik ve titizlik gibi çalışmaların temel kurallarına uygun hareket etmelidir.
  14. Yazılı çalışmalarda en sık görülen biçim hatası yanlış vurgulamadır. Peki neden vurgulamayı doğru yerde yapmak için sıkıntı çekelim? Çünkü okur her kısma eşit dikkati gösteremez. Bu nedenle doğru anlama için gerekli olan kısımlara dikkatinin çekilmesi gereklidir.
  15. Tamam işte bunu okumalıyım dedirtebilmek için çalışmanın giriş kısmına ekstra özen gösterilmelidir. İlk sözcükleriniz “Bu çalışmada …” ise okuyucular diğer makalelerden sizi ayrı tutmayacakları gibi dikkatlerinizi çekmek için fazla uğraşmadığınızı düşüneceklerdir. İlgi çekici ilk cümleden sonra amaç kapsam ve çalışmanın katkısı anlatılır. İkinci paragrafta hangi tezler işlenmiştir, yanlımıdır, tezi nasıl sunmuş ve kanıtlamıştır. Üçüncü paragrafta beşinciye savunduğu fikirler yer alır.
  16. İnsan beyni blgiye istekli olmakla beraber bir başakasının fikirlerini almada belli bir direnç gösterir. Bu fikirleri benimsemeden önce insanın kendi fikirlerinin biçim, bağlantı ve yönelimleri açısından bir başkasının fikirlerindeki benzeri özellikleri benimsemesi gereklidir. Aynı şekilde bir yazarın, okuyucunun, yabancı bir konuyu kabul etmesini bir yolla sağlaması gerekir. Bunu yaparken bazı konuşma ve yazma niteliklerinden yararlanır. Bunlar; açıklık, düzen, mantık, kolaylık, bütünlük, tutarlılık, ritim, güç, sadelik, doğallık, zarafet, zeka ve hareket olarak adlandırılır. Bunların hepsi birbiriyle ilişkilidir. Biri diğerini güçlendirebilir veya zayıflatabilir ki bu durum sonuçta üslup olarak karşımıza çıkar.
  17. Alıntılar olabildiğince kısa tutulmalı ve metinle olabildiğince metne kaynaştırılmalıdır. Nasıl alıntı yapılacağını bilmek kullanılan sözcük sayısını üçte bire indireceğinden harcanan kağıt miktarını da azaltacaktır. Kaynaştırılmış alıntı yalnız yazının konusuyla ilgili olarak önemli rol oynayan ana bölümü kullanılır.
  18. Kurallardan biraz sapmanın ne sakıncası olabilir? Evet ama bunlar okuyucunun duraklamasına ve fikirlerinizi düşünmek yerine yeteneksizliğinizi düşünmesine yol açar.
  19. Yazmaya başlamak için tüm malzemeyi toplamayı beklemeyin hiçbir şey durağanlığınızı bir yığın not kadar etkileyemez ve toplanmış notlarınızı bir an önce kullanarak geride bırakmanız çok yararlı olur. Zihninizde konunuzla ilgili fikirler oluşmaya başlar başlamaz taslağınızı hazırlayın.
  20. Değiştirebileceğinizi düşündüğünüz şeyleri yazmaktan korkmayın. Kağıt granit değildir. Tam tersine çeşitli aşamalarda tekrar tekrar şekil verebileceğiniz bir varlık yaratıyorsunuz.
  21. Zihninizde olgunlaştırdığınıza inandığınız parçaları hangi düzende olursa olsun kaleme almaktan çekinmeyin araştırma süreci içerisinde ufak tefek boşluklar ve kuşkular dışında tüm ayrıntıların doğal biçimde bir araya geldiği anlar vardır. Bu anları seçebilmeyi ve kendi bütünlük duygunuzla uyumlu olarak yazmak için bu anları yakalamayı öğrenin. Ortaya çıkan bölümlerin birbirini izlemesi şart değildir.
  22. Yazmaya başlayınca devam edin. Kalkıp bir bilgiyi araştırma isteğinizi bastırıp orayı boş bırakın. Aynı şey aklınıza gelmeyen bir sözcük veya cümle içinde geçerlidir. Düzeltme yaparken daha kolay anımsarsınız. Böyle yaparak kazanacağınız zaman ve hız ölçülmez değerdedir.
  23. Yazarken bir yere takıldığınızda son iki üç sayfayı yeniden okuyun ve düşünce akışı içinde takıldığınız yeri bulmaya çalışın. Birçok yazar güne bir önceki gün yazdıklarını okumayla başlar. Fakat not almak notları gözden geçirmekte olabilir. Bu tür işlerle güne başlamanın yararı asıl işimiz olan yazı yazmakla orta özellikleri olmasıdır. Hepsinin ortak yanı yazı yazmaktır.
  24. Bölümlere ve kısımlara başlamak güç olduğu için özel bir dikkat gereklidir. Malzemelerinizi toplarken iyi bir başlangıç olabilecek fikirleri, bilgileri ve hatta sözcükleri seçmeye gayret edin. Uzun bir çalışmada yalnızca her yeni bölüme değil, alt bölümlere bile birkaç kez başlamak zorunda olduğunuzu unutmayın. Yirmi sayfalık bir bölüm yazdığınızı varsayarsak bu üç aşamada gerçekleşeceğinden ortalarda bir yerde ara vermek yararlı olabilir. Bu yolla güne yeni bir bölümle başlamak yerine ortada bir yerden başlarsınız. Bazı yazarlar tam anlamıyla yorulmadan ve henüz yeni fikirler üretebiliyorken bırakmayı yeğlerler. Yazmaya yeniden başladıklarında kolaylık olması için birkaç son sözcük karalayarak çalışmalarına ara verirler.
  25. Uzun bir parçanın ilk paragrafını yeniden okuduğunuzda arkasından gelenlerle pek ilgisi yokmuş gibi görünmesi olağan bir durumdur. Bu makasa gerek duyacağınız anlamına gelir. Zira ilk paragraf yalnızca ısınma eylemidir ve gerçek başlangıç ikinci paragraftır. Bu deneyimi aklınızda tutarsanız cumartesi sabahı yapacağınız verimsiz bir başlangıç sizi ümitsizliğe itmez.
  26. Yazar üretim sürecinin garipliklerinin ve önceliklerinin ayırdına en kısa zamanda varmalıdır. Masasının üzerindekilerin belli bir düzende durması gerekebilir. Hatta belli bir giysiye ihtiyaç duyabilir. Tüm bunlar kişinin kendi isteklerini yerine getirmesidir; yazar üzerine düşeni yerine getirdiği sürece bunda bir yanlışlık yoktur. Kendini dilediğin kadar şımartabilirsin ama seçimine bağlı kal, işini ertelemek için bahaneler üretme kuralına uygundur. Böylece oluşturduğunuz tüm koşullar o şeylerin varlıkları çalışkan bir insanın alışkanlıklarının göstergesi olur.

* Jacques Barzun , Henry F. Graff, Kırmızı Yayınları

 

Türkçe